Neler oluyor?

tarafından
50
Neler oluyor?

Neler oluyor?
Canan Kaftancıoğlu19 Ara 2020 attığı Twitt “TBMM’den geçecek olan bir sonraki bütçe halkın bütçesi olacak.” Yasalarımıza göre Bir sonraki bütçenin tarihi 2021 Aralık ayı, Hükümet erken seçim kararı mı aldı? Yok, Peki Canan Hn. Ne demek istiyor?
Bu gün Can Ataklı şöyle bir video paylaştı; Darbe yapacak kabiliyetimiz kalmadı diyor, ordunun diyor darbe yapacak kabiliyeti yok diyor. Demokrat, Demoksasi neferi, çağdaş, aydın vb. Sıfatları isminin önüne koyan Can Ataklı “DARBE YAPMAYI” Bir kabiliyet olarak görüyor. Devletin milleti savunması için Askere verdiği silahını, Askerin millete çevrilmesine, millete sıkılmasına kabiliyet diyor. Can Ataklı.
Devam ediyor”Halkın %52 Oyu” ile seçilen Cumhurbaşkanının indirilmesi için diyorki, çağdaş, demokrasi aşığı Ataklı,
Tayyip Erdoğan’ın artık seçimle bu ülkenin başından gitmesi bana mümkün görünmüyor. Vallaha Tayyip Erdoğan’ın gitmesi çok büyük bir halk öfkesinin doğması, çok büyük bir doğal afet, büyük bir deprem, büyük bir başka felaket, çok büyük bir sel, çok büyük yangınla ama öyle orman yangınları falan değil Avusturalyayı yakan bir yangın vardıya hani ülkenin her tarafını yakan neredeyse okadar büyük yangınlar, deprem, çok büyük, çok can kaybına yol açacak bir sel felaketi gibi ama esas tabi en korkutucu olan Türkiye’nin askeri bir mağlubiyet yaşaması.(Bu mesaj da yurt dışına)
Ataklı içinde bulunduğu guruba şunu mu söylemek istiyor? Deprem yapmayacağınıza, tsunami oluşturamayacağınıza göre, Ülkenin ormanlarını yakın, barajları yıkın, büyük ama çok büyük can kayıpları verin ki Erdoğan gitsin.Erdoğan’ı bu şekilde gönderip halkın bütçesini yapacaklar.
Şimdi Dönelim Canan Kaftancıoğlu’nun Twiitine “TBMM’den geçecek olan bir sonraki bütçe halkın bütçesi olacak.” Ortalığı yakıp, yıkıp çok fazlaca can kaybı oluşturup Halkın bütçesini meclisten geçireceklermiş.
Bir de İlker Başbuğ açıklamasına bakalım. Adnan Menderes’i hatırlatan, İlker Başbuğ, “Menderes erken seçim tarihini açıklasaydı 27 Mayıs önlenebilirdi.” dediyerek adeta Darbeyi meşrulaştırıyor. Yada Erdoğanı uyarıyor.
Boğaziçi üniversitesine Cumhurbaşkanı kararnamesi ile Yasalarımız çerçevesinde Rektör ataması yapıyor. (Bu atama usulünü beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz,atama biçiminin değişmesi yönünde fikir, düşünce beyan edebir çalışma yapabilirsiniz) Ama şu an yürürlükte olan yasaya göre yapılan atama sonucu katil polis diyerek ilagal eylem uygun olmaz. Ataklı ın çağrısına uymuş gibi Watsap gruplarından sevk ve idare edilerek organize biçimde “Katil polis üniversiteden def ol” Diye soganlar atarak protesto yapıyor. Polıs kimin katilidir? Polise kim katil diyor? Bu ağız kimin ağızıdır?
Bütün bu ifadeler düşünce özgürlüğü olarak değerlendirilebilir mi?