Muhacir olmak

tarafından
10
Muhacir olmak

Muhacir olmak.
Bundan yaklaşık yüz yıl önce Ruslar Doğu karadeniz bölgesini işgal etti.
Zaten yokluk ve fakirlik içinde olan yöre halkı, erkeklerin de cephede şavaşta olmasından dolayı korunaksız kaldığından evni barkını, ineğini, danasını,koyununu kuzusunu terk ederek doğduğu topraklar da kendi yurdunda Muhacir oldu.
Muhacirlik yolculuğunu Rahmetli Baba annem (Ayşe Ana) şöyle anlatırdı. Ben daha beş veya altı yaşlarındaydım Bir gece nokta bozuldu dediler denizden gemiler top atmaya başladılar. Rus askerleri gelecek bizleri öldürecek diye evde ne var ne yok bıraktık, ahırdaki inekleri evlerden uzak bahçeye saldık, saldık ki Ruslar ineklerimizi kesip yemesin, onlara zarar vermesin. Sabah erkenden yola koyulduk taa Orduya kadar gittik (yaklaşık 150 veya 200 km) lik yol. Yollarda yaşadıklarının ayrıntılarına girmeyeceğim. Muhtemelen Fatsa civarında bir yerlere kadar geldiler. Karınları aç yiyecek hiç bir şeyleri yok, orada bir evin kapısında, evin gelini kediye yemek vermiş sonrada evin içine girmiş. Ayşe Ana gitmiş kedinin tasındaki yiyecekleri başlamış yemeye (Buraları anlatırken bazan beş on dakika ağladığı olurdu) Evin gelini Ayşe Anayı görmüş olmalı ki bir tavada pişirdiği yumurta ile ekmeği getirmiş, al kızım ye bunları, karnın acıkınca yine gel demiş. Ayşe ana da sarışın uzun sayılacak sarı saçları ile sevimli bir çocukmuş,her acıktı gider kedinin yemek yediği tasın yanına oturur beklermiş, bunu gören evin gelini de hemen ona yiyecek verirmiş. Bir defansında gelin hanım Ayşe ananın saçlarını taramış. Ayşe anaya sen benim kızım olurmusun demiş. Beni alacak Annemden ayrılacağım diye Ayşe ana bir daha oraya yemek yemeye gitmemiş. (Ayşe anam Bazen annesine kızdığı zaman keşke o gelinin kızı olsaydım derdi).
Şimdi bu olayı neden anlattım. Temmuz 1995’de Yugoslavya iç savaşı sırasında Sırp ordusu, Srebrenitsa’yı işgal ederek Bosnalı Müslümanlara katliam yapmıştır.
Bosna iç savaşında Bosnalı Müslümanlar yıllarca birlikte yaşadıkları Sırp ve Hırvat komşuları tarafından öldürülmüş, tecavüz edilmiş, soykırıma maruz kalmışlardır.
Yüz yıl önce Tirebolu’da dün Bosna’da, bu gün Suriye ve Dünyanın bir çok yerinde Masum insanlara aynı zulmü aynı anlayış yapılıyor.
Dün Bosna’da bu gün Suriye’de ve Dünyanın değişik yerlerinde bu zulümleri yapanları, onlara siyasi ve maddi destek veren ülkeleri lanetliyor kınıyorum. Srebrenitsa da şehit edilenlere Allahtan rahmet Tüm Bosna halkına Sabırlar diliyorum.