Denizciler ve Anıları

Anılar…
Deniz Nakliyat telsiz zabitlerinden Davut Kuruca anlattı.
Akdeniz’de yanılmıyorsam Kahramanmaraş gemisiyle seyir halindeyken Telsizden bir anons geçilir “falan falan mevkide falan rotada seyir yapan gemilerin dikkatine tahminen sabah ve ya oğleye yakın İran bayraklı gemiden bir gemiadamının denize düştüğü tahmin edilmektedir. Bu mevkide olan gemilerin göz kontrolü yapmalarını rica ederiz” Mesaj bu. Gemi personeli güvertede çalışırken gözü deniz yüzeyinde bir cisim aradı durdu. Akşam olup hava karardı Davut bey gece havaraporu almak üzere telsiz ofisinde beklerken bir ses duyar”, İçinden şöyle geçirir”muhtamelen hayal duydum, olayın etkisinde olduğum için yanıldım diye geçirirken aynı sesi tekrar duyar. Allaha, Allah der her ne olursa olsun suvari beye(Gemi kaptanı) haber vermem lazım diyerek hemen gider suvaribey ben iki kez sancak taraftan gelen bir ses duydum der. Suvari bey de eminmisin diye sorar, Evet eminim der. Suvari bey hemen denize adam düştü manevrası pozisyonuna geçilmesi talimatını verir. Güverte aydınlatmaları yakılır, Gemi manevra süratine geçerek geri dönüş yapar. Gemi projektörü ile deniz yüzeyi aydınlatılarak sesin geldiği yönler kontrol edilir. Biraz gidildikten sonra deniz yüzeyinde bir yansıma belirir, Gemi personelini büyük bir heyacan sarar, hep bir ağazdan “aaa bak orada gördüm, sancak baş omuzlukta” hemen can simdi atılır, çarmıh atılır denizden adam kurtarma operasyonu başlar. Denize düşen Gemiadamı kendisine atılan can simidine öyle bir sarılır ki, can simidini bırakıp çarmıhta kendisini tutmaya çalışan Gemi personeline elini bile uzatamaz. Gemi personeli suya girerek kaza zedeyi can halatıyla bağlar ve gemiye çekerler. Kazazedeye hemen ilk yardım yapılır, hipotermiye karşı dikkatli bir ilk yardım müdahalesi yapılır. Kazazedenin durum iyidir, her hangi bir yara vs. Yoktur. Telsiz zabiti Davut Kuruca hemen telsizin başına geçer ve bu mucize kurtuluşu sahil istasonuyla paylaşır. Haber kısa sürede çevredeki gemiler tarafından da duyulur, hatta yakın mevkide olan gemiler rotalarını değiştirerek bu mucize kurtuluşu yapan Türk bayraklı gemiyi ve gemi adamlarını çaldıkları düdükle Akdeniz inleterek selamlar. Barbarosun torunlar bir kez daha sahneye çıkmıştır. İlerleyen saate kaza zedenin İran bayraklı gemisi gelir, Gemi adamı gemisine teslim edilir. Kurtarılan Gemi adamı yaşadıklarını şöyle anlatır. Eşimden bir mektup aldım, duygulandım. Hamburg limanında personel değişimi yapılacaktı, geminin seferi Türkiye’nin Hopa limanı olunca şirket personel değişimini Hopada yapmaya karar verdi. Gemimiz Hamburg limanından hareket etti yola koyulduk. Ben eşimden gelen mektubu her gün okuyordum, nasıl oldu bilmiyorum kendimi dedizde buldum, ben atlamışım denize, kısa bir bunalıma düşmüş olmalıydım. Anlayamadım. Saatler geçti denizde yapayalnızıdım, korkutum, gücüm kalmadı, anladım ki denizi yüzerek Karaya çıkma ihtimalim yok, yönümü kaybettim, Allahtan başka kimsem yoktu artık. Bir geminin geldiğini gördüm. Artık kurtuldum dedim, sevindim, eşim ve çocuklarım gözümün önüne geldi, bir an evimizin bahçesinde onları kucaklar gibi var gücümle bağırdım gemiye doğru, bağırdım, bağırdım, bağırdım… Ama durmadılar beni. Mahvoldum umutlarım bitti. Bir geminin daha geldiğini gördüm, aynı şeyleri tekrar yaşadım. Beni gören yoktu, vakit geçiyor, acıkıyor, susuyor, üşüyorumdum. Gün batmaya, hava kararmaya başladı, bendeki korku dahada arttı. Suyun yüzeyinde kalmaya çalışıyor, sırt üstü kendimi suya bırakmıştım. Artık vücudumun bazı kısımlarına hüküm edemiyorudum. Hep Allaha yalvardım, Allahım beni bağışla, beni çocuklarıma kavuştur, bana bir yol bul diye devamlı dua ediyordum. Benim için artık bir kurtuluşun olmadığını biliyordum, artık balıklara yem olacağımı düşünüyor, kabuslar görüyordum. Çocuklarımın, eşimin, annemin seslerini duymaya başlamıştım. Bu hisler içinde sonsuzluğa giderken bir ışık gördüm. Evet bu hayal değil, bu gerçek, bilincim yerinde, geminin sancak İskele işıklarını görüyorum, Allahım dedim Gemi tam da üzerime geliyor. Tüm gücümü Toplayarak gemin İskele tarafında kalacak şekilde yüzdüm ve başardım, başardım. Gemi bana yaklaşana kadar sakin kalarak gücümü topladım, çünkü bu benim için son bir şansıtı, bu gemi benim hayata tutunma biletimi. Bekledim, bekledim Gemi tam yanımdan geçerken geminin yaşam mahalline doğru gücümün yettiği kadar üç kez bağıra bildim. Aman Allahım sesimi yine kimse duymadı, Gemi yanımdan uzaklaşıp gitti. Kahroldum, kafam durdu, hiç bir şey hissetmiyorum artık. Benim için yaşamın sonu gelmişti. Bu düşünceler içerinde boğuşurken birden geminin Güverte aydınlatmaları yandı. Aman Allahım, hayal mi görüyorum dedim, kendimi toparladım, gücümü son kez hayata tutunmak için kullanmaya gayret ettim. Bu sefer hayal değildi. Geminin döndüğünü gördüm. Gemi tekrar bana doğru geliyordu, deniz yüzeyine projektör tutuyorlardı, tamam dedim artık kurtuldum. Sonrasını hatırlamıyorum. Şimdi buradayım, yemek yedim, su içtim çok şükür sağlıklıyım çok mutluyum, hepinize çok teşekkür ederim.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir